Giriş

Dijital platformların ekonomide üstlendiği rol, klasik rekabet hukuku araçlarının yeterliliğini sorgulatan bir nitelik kazanmıştır. Bir markette ilan veren reklamcı, market arayan tüketici ve ürün satan tedarikçi gibi farklı kullanıcı gruplarını aynı anda buluşturma kapasitesine sahip dijital platformlar; çift veya çoklu taraflı pazarlar olarak nitelendirilmekte ve geleneksel pazar analizi araçlarının yetersizliğini göstermektedir.1

Bu çalışma; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde "hâkim durum" kavramının dijital platformlara uygulanmasının zorluklarını, AB'nin 2022 yılında kabul ettiği Dijital Piyasalar Yasası (DMA) modelinin Türk hukukuna entegrasyonunu ve Rekabet Kurulu'nun son beş yıllık dijital platform kararlarının (Google, Meta, Trendyol, Hepsiburada, Yemeksepeti) sistematize edilmesini ele almaktadır.

I. Dijital Platformların Rekabet Hukukundaki Özgün Konumu

A. Çift taraflı pazar yapısı

Dijital platformlar; aynı anda iki veya daha fazla kullanıcı grubunu (örneğin reklamcılar ve son kullanıcılar; tedarikçiler ve alıcılar; ev sahipleri ve misafirler) buluştuğu çoklu taraflı pazarlardır. Bu yapı; ağ etkilerinin (network effects) ortaya çıkmasına yol açar: bir taraftaki kullanıcı sayısının artması, diğer taraftaki kullanıcı için platformu daha değerli kılar.

B. Klasik pazar analizi araçlarının yetersizliği

Rekabet hukukunun klasik araçları; pazar payı, pazara giriş engelleri ve fiyat denetimi temellidir. Ne var ki dijital platformlarda fiyat çoğu zaman "sıfır" (kullanıcılar için ücretsiz); pazar payı hesabı çoklu taraflı pazarda muğlaktır; pazara giriş engelleri ağ etkileri nedeniyle dinamik bir karakterdedir. Bu durum; klasik araçların yenilenmesini gerektirir.2

C. Veri gücü ve hâkim durum

Dijital platformların hâkim durumunun belirlenmesinde, kullanıcı verisi üzerindeki kontrolün ölçütleri önem kazanmaktadır. Veri tabanlı pazar gücü; klasik pazar payı kavramından farklı bir analiz çerçevesi gerektirir.

II. Rekabet Kurulu'nun Dijital Platform Kararları

A. Google kararları

Rekabet Kurulu'nun Google hakkında verdiği kararlar (özellikle alışveriş karşılaştırma hizmeti ve Android ekosistemi soruşturmaları); dijital pazarda hâkim durumun nasıl belirleneceğine ilişkin önemli bir doktriner zemin oluşturmuştur. Karar; "pazar payı" yerine "ekosistem etkisi" kavramına odaklanmaktadır.3

B. Meta soruşturması

Meta (eski Facebook) hakkında yürütülen soruşturma; sosyal medya pazarında hâkim durum tespitinde "kullanıcı verisinin değeri" boyutunun nasıl analiz edileceğine ilişkin yenilikçi bir yaklaşım sergilemiştir.

C. E-ticaret platformları (Trendyol, Hepsiburada, Yemeksepeti)

E-ticaret platformları hakkında verilen kararlar; tedarikçi-platform ilişkisinde "en uygun fiyat klauzü" (most-favoured-nation clause) ve "münhasırlık" (exclusivity) uygulamalarının rekabet hukuku açısından değerlendirilmesini ele almaktadır.

"Dijital platformların hâkim durumunda istismarın değerlendirilmesinde; pazar payı tek başına yetersizdir. Ağ etkileri, veri gücü, kullanıcı bağlılığı ve ekosistem etkisi birlikte değerlendirilmelidir."

— Rekabet Kurulu, 22-15/200-95, T. 24.03.2022.

III. AB Dijital Piyasalar Yasası (DMA)

A. DMA'nın genel çerçevesi

AB'nin 2022 yılında kabul edip 2023 yılında uygulamaya koyduğu Dijital Piyasalar Yasası (Regulation (EU) 2022/1925); rekabet hukukunun klasik ex post denetimini, ex ante düzenleme ile tamamlayan bir model getirmiştir. Yasa; belirli kriterleri sağlayan platformları "gatekeeper" olarak nitelendirmekte ve bu platformlara önceden tanımlanmış yükümlülükler getirmektedir.4

B. Gatekeeper kriterleri

DMA m. 3 uyarınca bir platform; (i) yıllık 7.5 milyar Euro AB'de hasılat veya 75 milyar Euro pazar değeri; (ii) 45 milyon aylık aktif son kullanıcı ve 10 bin aylık aktif iş kullanıcısı; (iii) son üç yıllık sürekli güçlü konum kriterlerini karşılaması halinde gatekeeper olarak nitelendirilir.

C. Gatekeeper'lara getirilen yükümlülükler

DMA; gatekeeper'lara önceden tanımlanmış yükümlülükler getirir. Bunlar arasında; kişisel verilerin platformlar arası birleştirilmemesi, kullanıcılara tercih seçeneği sunulması, üçüncü taraflarla birlikte çalışabilirlik ve fiyat şeffaflığı sayılabilir.

IV. DMA Modelinin Türk Hukukuna Entegrasyonu

A. Ex post denetim ile ex ante düzenleme dengesi

Türk rekabet hukuku; klasik olarak ex post denetim modelini benimsemektedir. Hâkim durum istismarı ortaya çıktıktan sonra Rekabet Kurulu denetim ve yaptırım uygulayabilir. Ex ante düzenleme modeli ise; sürekli güçlü konumda olan platformlara önceden yükümlülükler getirmeyi içerir.

B. Türk hukukunda gatekeeper kavramının uyarlanması

DMA'nın gatekeeper kavramının Türk hukukuna uyarlanması; ya 4054 sayılı Kanun'da bir değişiklikle ya da müstakil bir Dijital Pazarlar Düzenlemesi ile gerçekleştirilebilir. İkinci yol; Türkiye'nin AB ile uyumunu artıracak ve uluslararası uyumlu bir model oluşturacaktır.

C. Önerilen entegrasyon basamakları

(i) Mevcut ex post denetim modelinin sürdürülmesi; (ii) ek olarak, belirli kriterleri karşılayan dijital platformlara önceden tanımlanmış yükümlülükler getirilmesi; (iii) Rekabet Kurulu'na özel bir Dijital Platformlar Birimi kurulması; (iv) AB ile bilgi paylaşımı ve eşgüdüm.

Sonuç

Dijital platformların ekonomideki rolü, rekabet hukukunun yapısal bir yenilenmesini zorunlu kılmaktadır. Türk Rekabet Kurulu'nun son beş yıllık içtihadı; klasik araçların yenilenmesi yönünde önemli bir doktriner zemin oluşturmuştur. AB DMA modelinin Türk hukukuna entegrasyonu; sadece teknik bir mevzuat değişikliği değil; rekabet hukuku felsefesinin temel bir dönüşümüdür. Ex post denetim ile ex ante düzenleme arasındaki dengenin doğru kurulması; hem rekabetin korunması hem de inovasyonun teşvik edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.